Siz de muhtemelen çoğu insan gibi çok fazla telefon kullanıyorsunuz. Telefon kullanım alışkanlıklarını takip eden Moment uygulamasının verilerine göre insanlar günde dört saatini elinde telefon ile geçiriyor. Üstelik bu süreye telefonla yapılan konuşmalar, dinlenen podcastler dahil değil. Bir aktiviteye bu kadar zaman ayırmak beyninizde çeşitli değişikliklere yol açar. Bu tip değişiklikler meditasyonda olduğu gibi pozitif etki yaratabilirken, telefona ayrılan zamana bakıldığında negatif sonuçlar da doğurabilir.

Geçen üç yılda telefonla ilişkimiz hakkında araştırmalar yapıyorum ve kitap yazıyorum. Bütün bunların sonunda telefonun zihnimize dair her şeyi etkilediğini, yaratıcılığımızı, üretkenliğimizi, ilişkilerimizi, stres seviyemizi, fiziksel sağlığımızı ve uykumuzu etkilediğini gördüm. Kısacası eğer telefonunuzun sizi değiştirdiğinizi düşünüyorsanız –ve her zaman iyi yönde değil- deli değilsiniz. Haklısınız.

Telefonlar, reklam odaklı uygulamalar ve sosyal medya kolay kolay bırakılamama üzerine tasarlanmıştır. İş modelleri şöyledir: Onlara ayrılan daha fazla zaman ve ilgi ile daha fazla veri toplanır ve daha size odaklı reklamlar gösterilir. Bu firmalar manipülasyon konusunda çok başarılıdır ve beyin kimyamız çoğu zaman bu manipülasyonun farkına bile varmaz. Yeni bir gönderimize potansiyel olarak “like” gelmesini beklemek, bu ödülü (!) beklerken sık sık telefonumuzu kontrol etmek.

Pavlov’un, zil sesini duyunca ağzının salyası akan meşhur köpeği halini aldık. Telefonumuzu kontrol etmediğimiz zaman vücudumuz, adrenalin ve kortizol gibi stres hormonları salgılamaya başlıyor. Endişeli oluyor ve asabileşiyoruz. Elimiz cebimizdeki telefona gidiyor, orada olduğunu bilmesek bile. Bağımlılık üstüne çalışan kişilerin hemen tanımlayabilecekleri semptomları sergiliyoruz.

Bu durumda söylenmesi gereken şey şu: Eğer telefon alışkanlıklarınızı değiştirmeye çalışıp başarılı olamadıysanız kendinizi harap etmeyin. Ya da telefonunuzla sağlıklı, mutlu ve sürdürülebilir bir ilişki fikri size zor gelmesin. Evet bu zor ama mümkün.

İşte ilişkinizi değiştirmenin doğru yöntemleri:

Ne sevip sevmediğinizi tanımlayın

Telefonunuzun kullanılabilir ve onu eğlenceli kılan özelliklerinin yanında zamanınızı boşa harcadığınızı düşündüren bazı özellikleri vardır. Amacınız ilk grubu devam ettirmek, ikinci grubu daha da azaltmak olmalı.

“Telefona daha az zaman harcamalıyım” demeyi bırakın

“Daha sağlıklı yemek yemelisin” gibi boş ve anlamsız bir cümle bu. Eğer bir alışkanlığınızı değiştirmek istiyorsanız, neden değiştirmek istediğinizi iyi tanımlamalısınız ve yerine ne koyacağınızı da iyi belirlemelisiniz. Aksi taktirde bu iradeyi kahvaltıdan ileriye götüremezsiniz.

Sizi tatmin eden, eğlendiren, hatta hep yapmak istediğiniz ama bir türlü vakit ayıramadığınız üç ya da beş etkinliği listeleyin. Sonrasında kendinize şu soruyu sorun. Telefon bunları yapmamdan hangisine engel oluyor?

Örneğin arkadaşlarımla zaman geçirmenin beni eğlendirdiğini biliyorum. Ama aynı zamanda arama yerine mesajlaşma alışkanlığım olduğunu da biliyorum. Bu durum, sıklıkla telefonda yarım saatimi harcamama ve ördekler hakkında konuştuğumu düşünen otomatik düzeltme ile boğuşmama sebep oluyor. Sonuçta bakınca, mutfakta yalnız başıma, sessiz ve beş dakikada anlatılacak konu için otuz dakika yazıştığımı fark ediyorum.

Bir hedef belirleyin

Telefonunuzun eğlenceli bir şeyler yapmanızı engellediğini fark ettiğinizde bir hedef belirlemeye hazırsınız demektir (birkaç hedef de belirleyebilirsiniz). Ben şu kalıbı kullanmayı tercih ediyorum: “_______’a daha az zaman ve ______’a daha çok zaman ayırmak istiyorum.”

Örneğin, “Arkadaşlarımla mesajlaşmaya daha az zaman, onlarla görüşmeye (!) daha çok zaman ayırmak istiyorum.” Bunun, “Telefonuma daha az zaman ayırmak istiyorum” gibi anlamsız bir cümlenin yanında ne ifade ettiğini düşünün.

Başarıyı tanımlayın

Sizi ne başarılı hissettirir? Gerçekçi olması çok önemli –elbette tek oturuşta bir kitabı bitiremeyebilir veya haftasonunun tamamını eğlenceli, üretken ve anlamlı geçiremeyebilirsiniz. Fakat, bir arkadaşınızı görmek sizi mutlu edecekse önümüzdeki hafta onunla kahve içmeyi planlamak sizin için başarı olabilir. Eğer kitap okumak istiyorsanız, gecede bir bölüm okumaya odaklanabilirsiniz.

Basitleştirin

Alışkanlıklarınızı sadece iradenizle değiştirmeyi düşünebilirsiniz ama bu çok da eğlenceli olmaz, çoğu zaman da işe yaramaz. Daha etkili olan alışkanlıklarınızı tetikleyen unsurları kaldırmak ve bu bağımlılığın yerine koyacağınız davranışı tetikleyiciler oluşturmaktır.

Diyelim yatmadan önce kitap okumak istiyorsunuz fakat ilginiz sürekli telefonunuza kayıyor. Önce, tetikleyiciyi ortadan kaldırın. Telefonunuzu başka bir odada şarja takın. Eğer gerekli ise tek başına bir alarm alın. İkincisi, yeni bir tetikleyici ekleyin. Yatak odasında telefonunuzu koyduğunuz yerde bir kitap bulundurun. Böylece, elinizi telefonunuzu almak için uzattığınızda kitapla muhatap olabilirsiniz.

Aynı şeyi telefonunuz için yapın. Bildirimleri kapatın. Eğer sosyal medyada daha az zaman geçirmek istiyorsanız, uygulamaları silin. Sonrasında eğer gerçekten Twitter’ı kontrol etmek istiyorsanız, daha az keyif veren mobile web versiyonunu kullanın.

Ana sayfanıza daha çok dikkat edin. Sadece gerekli araçları içermeli, günahlarınızı değil. Uygulamalarınızı yapmak istediklerinizi daha kolay hale getirenler ve işinizi daha da zorlaştıranlar olarak ayırın.

Ağırdan alın

Alışkanlıklarınızı bir günde değiştiremeyeceksiniz. Onları tek seferde değiştirmeyi düşünmek de gerçekçi değil. Bir tane seçin ve ona odaklanın. Belki bugün telefonunuza bakmak yerine, pencereden dışarıyı seyretmeye beş dakika ayırabilirsiniz. Belki bu pazar sabahı, telefonunuza kahvaltı sonuna kadar bakmayabilirsiniz. Belki de maillerinizi saatte yirmi yerine üç defa kontrol edebilirsiniz. Eğer doğru yönde ilerliyorsanız her zaman bir gelişim vardır. Bu konuda başarmanın küçüğü büyüğü olmaz.

Yeni bir görgü kuralı oluşturun

Eğer arkadaşınız yanınızda sigara içerken dumanını suratınıza üflerse büyük ihtimalle bunu yapmamasını söylersiniz, çünkü toplumsal bir uzlaşı olarak bu davranışın kaba olduğu konusunda hemfikirizdir. Aynı arkadaşınız sizinle konuşmanın ortasında telefonu ile uğraşmaya başladığında onunla konuşmak zorlaşmaya başlar. Çünkü bu konuda henüz bir kuralımız yok. Bu konuda konuşmaya başlamadığımız sürece de bu asla değişmeyecek.

Bir sonraki görüşmenizde telefonun sohbetinizi engellediği an bunu bir konu başlığı olarak seçin. Arkadaşınıza telefon kullanmanın hangi anlarda uygun, hangi anlarda gereksiz olduğunu sorun.

Eğer arkadaşınızı telefon konusunda bu şekilde uyarmanın çok sert olduğunu düşünüyorsanız etrafınızda konu başlığı olacak bir durum seçin. Diğer insanlarla açıklanabilecek örnekler sunabilirsiniz.

Unutmayın, amacınız iyi hissetmek

Eğer sosyal medya uygulamalarını silmek sizin için işe yarıyorsa, harika. Eğer gerçekten Facebook’u özlüyorsanız yeniden yükleyin. Diğer bir deyişle deneyimleyin. Sonuçta keyfinizi kaçıracak şekilde kısıtlamıyorsunuz kendinizi, sizi neyin mutlu edip, neyin etmediğini araştırıyorsunuz. Neticede, burada asıl amaç telefonu kullanırken bilinçli seçimler yapmak.

Kusursuzlukla barışın

Asla telefonla mükemmel bir ilişkiniz olmayacak. Bu normal. Burada amaç salt sağlıklı bir ilişki kurduğunuzda nasıl hissettiğinizi anlamak ve kontrolden çıktığınızda kendinizi fark etmek. Eğer bu olursa hiç sorun değil, kendinize kızmayın. Derin bir nefes alın ve devam edin.

Bu yazı Emre Saklıca tarafından çevrilmiştir.

 

İçeriklerimize destek olun!