Dünyada ücretli üyelik modellerinin video formatındaki yaygınlığı giderek artıyor. Bir süre önce tamamen Netflix’in hâkim olduğu pazar, rakiplerinin hamleleri ile daha da çekişmeli bir dönemin başlangıcında olduğumuzun sinyallerini veriyor.

Geçtiğimiz ay Apple’ın, video stream piyasasına gireceğini açıklaması ister istemez dengeler nasıl değişir sorusunu gündeme getirmişti. Sonbaharda geleceği söylenen Apple TV+’ın beklentilerin ne kadarını karşıladığını piyasaya çıktığında göreceğiz. Ancak şu anda elimizde daha somut ve ayakları yere basan bir oyun kurucu var. Disney! Şirket uzun zamandır beklenen Disney+’yı resmen tanıttı.

Disney+ ya da Disney Plus 12 Kasım 2019’da izleyicisi ile buluşacak. Firma, fiyat politikası olarak çok agresif bir strateji belirlemiş ve en büyük rakibi Netflix’in daha altında, 6.99 $’lık bir etiket ile piyasaya girmeye karar vermiş. Üstelik yıllık abonelik alındığı taktirde bu fiyat 69.99 $ yani aylık 5.83 $’a geriliyor. Disney’in önerdiği tek paket de bu olmayacak, bunun yanı sıra Hulu ve ESPN+’ı da barındıran birçok dizi ve canlı spor etkinliğini içeren tedarikçiler de indirimli fiyatlarla bir paket olarak üyelere sunulacak.

Teknik altyapı ne durumda?

Teknik açıdan platform incelendiğinde, Disney’in yöneticisi Kevin Mayer destekleyen tüm cihazlarda 4K ve HDR teknolojisinin sunulacağını belirtiyor. Bunlara artı olarak Disney+’ın rakipleri gibi tarayıcılarda da çalışması için güçlü bir altyapıya sahip olacağı vurgulanıyor. Disney bu konuda işini şansa bırakmayarak sistemini, HBO Now ve PlayStation Vue’yu kuran eski adıyla Bamtech’in teknik ekibi ile birlikte inşa etmeyi tercih etmiş. Mayer, platformdaki tüm içeriklerin çevrimdışı çalışacağını ve bu konuda herhangi bir sınır olmadığını ifade ederken, en geç iki yıl içinde dünyanın belli başlı her ülkesinde yer almayı planladıklarını söylüyor.

İçerikler ne durumda?

Disney+’ın içinde ne mi var? Aslında en merak edilen ve rekabetin koşullarını belirleyen birincil şartlardan biri şüphesiz ki içerik. İyi bir altyapının yanında, iyi bir içerik güçlü bir video stream platformunun olmazsa olmazı niteliğinde bugün için. Disney+’ın içinde tüm gücü ile Disney var öncelikle. Disney plus hizmete girdiği andan itibaren yüzlerce orijinal ve klasik Disney içeriği platformda yer alacak. Mickey Mouse’dan Donald Duck’a, Aslan Kral’dan Varyemez Amca’ya klasik çizgi filmler her bölümüyle Disney’in kataloğunda yer alacak. Bunun yanı sıra Disney’in geçmiş yıllarda yapmış olduğu birçok film de Disney’in bir diğer kozu. Disney’in son yıllarda yapmış olduğu satın alımlar da firmanın platformunu çok daha vazgeçilmez kılacak güce sahip. Örneğin, Disney’in yakın geçmişte satın aldığı LucasFilm ya da Pixar bunlardan sadece ikisi. Pixar’ın Coco, Toy Story, Cars, Wall-E gibi klasik animasyonları yanı sıra Star Wars ve Indiana Jones filmleri de Disney’de boy gösterecek.

Disney’in kendi orijinal içerikleri bununla da sınırlı olmayacak. Kısa bir süre önce Disney, Marvel ile anlaşmıştı. Bu da Disney’in kütüphanesini fazlasıyla genişletecek unsurlardan. Marvel evreninin filmleri, Netflix ile yollarını ayıran dizileri ve çizgi filmleri de platformda tüm bölümleri ile yer alacak. Avengers’ın son filmi, Captain Marvel gibi 2019 filmlerinin yanı sıra diğer stream ortamlarında yer alan ve sözleşmesi sona eren filmler de yavaş yavaş Disney+’a eklenecek.

Disney ve Marvel…

Star Wars ve Marvel evreni mevcut içeriklerinin yanı sıra yeni dizilerle de genişleyecek. Platform açılır açılmaz yayınlanacak olan Mandalorian bunlardan sadece biri. Dizi, Return of the Jedi’nin birkaç yıl sonrasında geçerken ve başrolünde Game of Thrones’da Oberyn Martell karakteri ile tanıdığımız Pedro Pascal yer alacak. Bir diğer Star Wars dizisi ise Rogue One filminin prequeli niteliğinde olan ve başrolünde filmde Cassian Andor olarak izlediğimiz Diego Luna’nın yer aldığı yapım. The Clone Wars’un yeni sezonu da film evrenini genişleteceğe benziyor.

Mandalorian’dan bir kare

Marvel’ın da en az Star Wars kadar güçlü bir içerik hazırlayıcı olacağını söyleyebiliriz. Thor evreninden tanıdığımız Loki’nin hikayesinin anlatılacağı dizide başrol Tom Hiddleston’ın. Yine Captain Marvel’ın senaristi tarafından yazılacak olan Vision ve Scarlet Witch bir başka dikkat çeken yapım. Üstelik başrolünde Paul Bettany ve Elizabeth Olsen var. Falcon ve Winter Soldier dizisi ile birlikte Jeremy Renner’ın başrolünde olduğu Hawkeye katalogda öne çıkan yapımlardan. Unutmadan söylemekte yarar var; Iron Fist, Luke Cage, Daredevil, Jessica Jones ve Punisher da Disney+’da yollarına devam edecek.

Disney+ içerikleri say say bitmiyor farkındaysanız. Pixar’ın Monster Inc spinoffları, Noelle, Magic Camp, Timmy Failur, Lady and the Tramp, Star Girl, Togo, The Phineas and Ferb Movie gibi filmlerin yanı sıra Fox’un orijinal yapımları da Disney’in elindeki kozlar. National Geographic ile yapılan anlaşma kapsamında geniş bir belgesel arşivi de izlemeye hazır olacak. Son olarak da Disney+’ın büyük sürprizinden bahsedelim. Simpsonlar! Çizgi film efsanesi, 30 sezonunun tamamı ve yeni bölümleri ile Disney+’da.

Simpsonlar

Disney+ ilk aşamada yeni içeriklerinin tamamını yayınlamayacak ancak tamamlandıkça sistemine eklemeye devam edecek. Ancak elindeki mevcut içerik bile saatlerce, hatta günler, aylarca izleme deneyimi sunması nedeniyle şimdilik yeterli duruyor.

Bir kazanan var mı?

Günün sonunda Disney+ tartışmasız büyük kataloğu ile stream platformları dünyasını baştan sona değiştirecek bir güç olarak piyasaya çıkıyor. Geçtiğimiz ay tanıtılan Apple TV+, bazı projelerden bahsetse ve bu işe çok büyük yatırım yapsa da daha muğlak bir görüntü çiziyordu. Disney’in ise uzun geçmişe dayanan yapımcılık deneyimi ve güçlü arşivi şüphesiz en büyük silahı olacak. Bu noktada Netflix’i tartışmasız bir şekilde büyük bir rekabet bekliyor. Piyasayı domine etmek için savaşacak ve bir servet dökecek olan Apple, izleyicinin neyi sevdiğini en iyi bilen aktörlerden Disney, hali hazırda Amazon, Hulu, HBO ve diğerleri… Netflix’in zor bir 2020 yılı bekliyor.

İçeriklerimize destek olun!